Raynaud Hastalığı: Edebiyatın Buzlu Sarmalı Kelimeler, bir hastalığın tanımını ya da bir duygu durumunun ifadesini yalnızca fiziksel bir düzeyde değil, ruhsal ve düşünsel bir katmanda da inşa edebilir. Edebiyat, dilin sınırlarını zorlayarak insan deneyimlerini, sık sık somut olanın ötesine taşır. Fiziksel rahatsızlıklar, bedeni etkileyen hastalıklar, bir yandan yaşamın gerçekliğini en derin şekilde yansıtırken, diğer yandan bu hastalıkların ve bedensel değişimlerin yaratacağı duygusal ve psikolojik etkiler, edebi bir dilin dönüşümünü mümkün kılar. Raynaud hastalığı gibi hastalıklar, bu anlamda bir anlatının şekillendirdiği buzlu dünyalar gibidir. Farklı metinlerin, karakterlerin ve sembollerin ışığında, bir hastalığın sadece fiziksel değil, aynı zamanda duygusal ve toplumsal anlamlarını…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Elif İsmi: Tarihsel Bir Perspektif ve Toplumsal Bağlantılar Geçmişin derinliklerine bakmak, sadece tarihi olayları öğrenmekle sınırlı kalmaz; aynı zamanda bu olayların, adların ve kelimelerin nasıl bir anlam taşıdığını anlamamıza da olanak tanır. Elif ismi, Türkçe ve Arapça kökenli bir isim olarak, hem dini hem kültürel bir anlam taşır ve zaman içinde çeşitli toplumsal değişimlerin izlerini sürer. Bu yazı, Elif isminin tarihsel kökenlerine, toplumsal değişimlere ve günümüzdeki yeri üzerine bir keşif yapmayı amaçlar. Geçmişin bu isme nasıl şekil verdiğini, bu ismin neyi simgelediğini ve tarihsel dönemeçlerin, toplumsal yapılarla nasıl bir etkileşim içinde olduğunu inceleyeceğiz. İsimlerin Tarihsel Kökenleri: Elif ve Arap Alfabesi…
Yorum BırakKişisel Bir Giriş: “Bir Kelimeyi Düşünürken Zihnimin Kıvrımları” Hiç sıradan bir kelimeyle karşılaştığınızda, o kelimenin sadece anlamını değil; zihninizde yarattığı anıları, duyguları ve duygusal zekânızı nasıl tetiklediğini düşündünüz mü? Bazı kelimeler neredeyse birer sembol gibi, bilişsel şemalarımızda yer eder; bazısı ise sadece bir sesi çağrıştırır. “Meccik” kelimesi de Türkçede farklı coğrafyalarda farklı imgeler uyandıran, çok boyutlu bir sözcük olarak dikkat çekiyor. Aşağıda “Meccik nedir?” sorusunu yalnızca sözlük anlamıyla değil; onun halk arasındaki kullanımlarının altında yatan bilişsel, duygusal ve sosyal etkileşim süreçlerini de inceliyoruz. Okurken kendi zihninizde ne gibi çağrışımlar oluştuğunu fark etmeye çalışın. Bilişsel Bağlamda “Meccik” Bilişsel psikoloji, insanlar kelimeleri…
Yorum BırakMavi Yaka İşçi Nedir? Bazen kendimize şöyle sorarız: “Kimdir o insanlar? Hangi roller, hangi toplumlarda gerçeğe dönüşür?” Bu soruyu sormak, felsefi düşüncenin derinliğine inmeye başlamaktır. İşçi sınıfının temsilcisi olan mavi yaka işçi, modern kapitalist toplumda belirgin bir figürdür; ama bu figürün ötesinde bir anlam yatmaktadır. Her bir mavi yaka işçinin varoluşu, etik, epistemolojik ve ontolojik bakış açılarıyla sorgulanabilir. Etik Perspektiften Mavi Yaka İşçi Felsefi etik, doğru ile yanlış, adalet ile haksızlık arasındaki ayrımı yapmaya çalışırken, mavi yaka işçi kimliğinin zenginliğini anlamak için bir araç olabilir. Mavi yaka işçiler, çoğu zaman fiziksel emek gerektiren işlerde çalışan bireylerdir. Bu işçiler, toplumun işleyişinin…
Yorum BırakMaltepe ve İstanbul’un İki Yakasındaki Güç Dinamikleri: Demokrasi, Katılım ve Meşruiyet Toplumlar, coğrafyalarına göre farklı dinamiklerle şekillenir. İstanbul gibi bir megakentte, her semt ve mahalle, hem fiziksel hem de toplumsal olarak farklı güç ilişkilerinin yankılarını duyar. Bu ilişkiler, yalnızca ekonomik ya da kültürel faktörlerle sınırlı değildir; aynı zamanda iktidarın nasıl yapılandığı, kurumların nasıl işlediği ve yurttaşların bu düzene nasıl katıldığı gibi daha derin sorulara da yanıt verir. Maltepe, İstanbul’un Anadolu Yakası’nda yer alırken, kent içinde yalnızca coğrafi bir sınır çizmemize yardımcı olmanın ötesinde, bir toplumun nasıl yapılandığını ve bu yapının içinde nasıl yer aldığımızı sorgulamamıza neden olan bir alan haline…
Yorum BırakKaburgaya Buz Yapılır Mı? Toplumsal Yapılar ve Bireylerin Etkileşimi Üzerine Bir İnceleme Hayatımızda bazen sıradan görünen sorular, aslında daha derin toplumsal anlamlara işaret eder. “Kaburgaya buz yapılır mı?” gibi bir soru, ilk bakışta sadece tıbbi bir konu gibi görünebilir. Ancak, bu tür sorular, toplumsal normlar, sağlık anlayışları ve kültürel pratiklerle bağlantılı olarak geniş bir sosyal bağlama yerleşebilir. Bireylerin toplumdaki yerleri, değerleri ve inançları, bu tür basit sorulara verdiğimiz yanıtları şekillendiren güçlerdir. Buz torbası uygulamalarının, bireysel sağlık pratiğinden toplumsal inanç sistemlerine kadar birçok katmanı vardır. Bu yazıda, kaburgaya buz yapmanın toplumsal etkileri ve kültürel bağlamdaki yeri üzerinde düşünerek, bu soruyu daha…
Yorum BırakAkşamüstü Kaç Oluyor? Gün batmaya yaklaşırken, ne zaman akşamüstünün başladığını kimse kesin olarak söyleyemez. Belki de akşamüstü, zamanın geçtiğini fark ettiğimiz anlarda başlar, saat kaç olursa olsun. Ya da belki de akşamüstü, içinde bir şeylerin değiştiği, daha yavaş akmaya başladığı o büyülü zaman dilimidir. Kim bilir, belki de tam olarak tanımlanması zor olan bu anı, hepimizin içinde hissettiği bir tür geçiş dönemi olarak kabul etmek daha doğru olur. Peki, gerçekte akşamüstü ne zaman başlar? Bu yazıda, hem zamansal hem de kültürel bir kavram olarak akşamüstünü ele alacak, tarihsel kökenlerine, gündelik yaşamda nasıl algılandığına, modern dünyada ise nasıl değiştiğine dair derinlemesine…
Yorum BırakSıfat Kaça Ayrılır? Bir Psikolojik Mercekten Bakış İnsan davranışlarını anlamak, çevremizdeki dünyayı ve kendimizi daha iyi kavrayabilmek için büyük bir öneme sahiptir. Bazen bu anlayışı, bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde sınıflandırarak elde ederiz. Tıpkı dilin, kelimeleri anlamlandırmaya çalışırken sıfatları sınıflandırmamız gibi. Bilişsel süreçlerimizin ve duygusal tepkilerimizin arkasında yatan ince dinamikler, kişisel ve toplumsal ilişkilerimizi şekillendirir. Sıfatların nasıl sınıflandığı, belki de insan zihninin, daha karmaşık olan dünya ile olan ilişkisini basitçe anlamaya çalışma çabasıdır. Bugün, dildeki sıfatların sınıflandırılmasının, insan davranışlarını nasıl yansıttığını, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji çerçevesinde inceleyeceğiz. 9. sınıf dil bilgisi konusundan başlayarak, sıfatların neden bu şekilde gruplandırıldığını…
Yorum BırakOsurduktan Sonra Taharet Almadan Abdest Alınır Mı? Edebiyat Perspektifinden Bir Çözümleme Kelimeler, sadece iletişim aracından çok daha fazlasıdır; birer köprü, birer yankıdır. Duyguların, düşüncelerin ve inançların gövdesinde yankı bulan metinler, anlamları birer ışık huzmesi gibi savurur, bazen karanlıkta bir yol gösterici olur, bazen de bilinçaltımıza dokunarak derin bir içsel yolculuğa çıkarır bizi. Edebiyat, tıpkı bir medeniyetin kültürel birikimi gibi, zamanın ve toplumun ötesinde anlamlar barındırır. Bugün, “Osurduktan sonra taharet almadan abdest alınır mı?” sorusunu edebiyatın zengin dünyasında çözümlemeye çalışırken, sıradan bir dini hükmün bile anlatıların içine nasıl sızabileceğini ve anlam katmanlarını nasıl çoğaltabileceğini keşfedeceğiz. Bu yazıda, semboller ve anlatı teknikleri…
Yorum BırakHakiki ve Hükmi Şahıs: Ekonomik Perspektiften Bir İnceleme Ekonomide her karar bir seçimdir ve her seçim, kıt kaynakların farklı şekillerde kullanılmasına yol açar. İnsanlar, seçim yaparken genellikle fırsat maliyetlerini göz önünde bulundururlar. Yani, belirli bir kaynağı bir şekilde kullanmanın, başka bir seçenekten ne kadar feragat edilmesi gerektiğini hesaplarlar. Ancak bu kararlar sadece bireyler için değil, toplumsal düzeyde de önemli sonuçlar doğurur. Bu yazıda, “hakiki şahıs” ve “hükmi şahıs” kavramlarını ekonomi perspektifinden inceleyecek, bu iki türün piyasa dinamiklerine ve toplumsal refaha nasıl etki ettiğini ele alacağız. Peki, bireyler ve tüzel kişiler arasındaki farklar ekonomiyi nasıl şekillendirir? Bir işletme ya da devlet,…
Yorum Bırak